#kampagidelimmibaba girişimiyle gittiğimiz kampı ve bize hissettirdiklerini yaklaşık 3 yıl önce yazmışım...amma zaman geçmiş üzerinden! Yazıyı şuradan okuyabilirsiniz.
Biz önümüzdeki haftasonu yine kampta olacağız! Heyecan ve hazırklıklarla birlikte Deniz her sabah uyandığında "kampa kaç gün kaldı?" diye sormaya da başladı. Hatta dün akşam itibarıyla kamp alanıyla ilgili kafasındakileri resme dökmeye karar verdi. Ama paylaşmaya iznim yok, çünkü önce sadece çizimini yapmışmış, kampta boyayacakmış ve ondan sonra paylaşabilirmişim! Ancak şu kadarını söyleyebilirim, tabii ki kamp alanında çadır var, odun var, ağaç var...ama en çok göze çarpan şey, çadırın fermuar çekme zımbırtısı! Çocuğa artık kaç bin kere "fermurarı kapalı tutmalıyız" dediysek, 2,5 yaşındayken gittiği kamptan aklında en mühim detay olarak o kalmış!
Aşağıda gördüğünüz fotoğraf ise National Geographic Kids için bizim küçük adamın yaptığı yılbaşı resminin başlangıcı. Evet evet, yanlış okumadınız! "Hayalinizdeki yılbaşı kutlaması" deyince, "Orman Kampında Yılbaşı" hayal etmişti arkadaş. Resmin son hali dergide var ama şu anda bu yazıyı ofisten yazıyorum, dergi evde, vb...:))))
Haydi, umarız herşey gönlümüzce olur!
1anda
sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Mayıs 2014 Pazartesi
6 Ocak 2011 Perşembe
Music Together'a bir ikiii!
![]() |
| Evde Music Together |
beni bilirsin, sesim çok kötüdür. Kulağım fena değildir, onca yıl piyano çaldım bir de üstüne İtalyan Kız Orta'da di Stefano'nun eğitiminden geçtim, ama ses konusunda gerçekten fukarayımdır. Ammmaaaa, dans dedin mi orada duracaksın! İlk sahneye çıkışım 1,5 yaşında gerçekleşmiştir mesela:) Teyzem ve halam büyük bir cesaretle beni alıp Moda'da (şimdi Moda Teras olan) Bomonti'ye götürdüğünde - el kadar çocuğun gazino köşelerinde ne işi varmış demeyin, Akşam Kız Sanat tabir ettiğimiz okulun defilesi varmış, ona gitmişiz - atmışım kendimi sahneye! İlk danslı performansım Şenay'ın "işte buldum şurda yok yok burda nerde" isimli güzide şarkısı eşliğinde olmuş. O gün bugündür şarkı söylemeye cesaret edemesem de dans konusunda hep pek bir istekli oldum...pek de fena değilimdir bu konuda.
Deniz doğduktan sonra "anne sesi her halukarda kendisine güzel gelir" düsturundan yola çıkarak hep şarkı söyledim kendisine. Gaz sancılarını hoppidi hoppidi zıplayarak atlattık, rock'ı pek sevdiğini keşfettik (babası kılıklı!), ama özellikle de annesi tarafından uydurulmuş şarkı sözlerine tepkileri hep üst seviyede oldu. Yine ortaokuldan kalma İtalyanca çocuk şarkıları, eski Türk pop şarkılarının üstüne yazılmış anne güfteleri (Deniz'le 1 dakikaaaa..mutlandırıyor beniiii), Ezginin Günlüğü, Zülfü, ve bunun gibi türlü numaralarla Deniz müziğin içine doğmuş oldu. ("Peki ya klasik müzik?" diyenleri duyar gibiyim, o zaten olmazsa olmazımız, sırf Deniz için dinlemedik yani.)
Deniz 17 aylıkken ise Music Together 'ı ve Yapıncak'ı (Yapancat) keşfettik. Ve dünyamız değişti. Bağımlısı olduk.
Artık ailecek müzik yapmanın, dans etmenin, en kötü sesimize rağmen şarkı söyleyebilmenin tadı hep damağımızda. Bunun ötesinde, arkadaşlıklar kurmak, arkadaşları özlemek gibi yeni duygularla tanıştı Deniz. Music Together grubumuz ikinci ailemiz oldu. Hepimiz en yalın halimizle, Yapıncak'ın o insanı sarhoş eden enerjisiyle çok çok çok eğleniyoruz. Yok yok, kimse kimsenin müridi değil, ya da suni bir ortam da değil, işin güzelliği doğallığında zaten.
Bu Cumartesi yeni dönemimiz başlıyor. Çok heyecanlıyız. Deniz günlerdir "Yapancat tatilden döndü. Yollo'ya (Hello şarkısı'na ithafen) gidecez, arkadaşları görecez, çot eğlenecez" diyor, yollo hazırlıkları yapıyor. Yeni dönemi, şarkıları iple çekiyoruz.
Haydi bakalım, MT'ye 1-2...müziksiz danssız sözsüz sazsız kimse kalmasııııın....
Öptüm,
1anda
Etiketler:
aile,
çocukla sanat,
music together,
müzik,
sanat
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

