2 yaş sendromu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 yaş sendromu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2011 Cumartesi

Mister No'yu takdimimdir...

"Ben yaparım! Ben yaparım!"

Babaya özenmece...

Kuyruklu balık.
Ağzında da emzik varmış.

İyi ki kendimden 18 yaş küçük kardeşim var. İyi ki Serra büyürken herşeyiyle ilgilenmişim. İyi ki tüm yaş dönümlerini yakinen yaşamışım. Yoksa şu aralar depresyona girmem an meselesiydi:))).

Evimizdeki 2,75'lik küçük adam artık ailenin mutlak hakimi....ya da en azından öyle olmaya çalışıyor. Bazen "hayır" demiyor da, "eee...şeyyy....şööle yapsak" diyor, o "hayır"dan da beter olabiliyor. Özellikle baba ve benimleyken hepten coşuyor. Dış mekan insanı olarak sürekli hoplayıp zıplamak, tırmanıp atlamak istiyor - bu kısmı çok da korkunç değil aslında - ancak bazen ipin ucunu kaçırıyor. Babayla birbirlerini yiyorlar (iyi ve kötü anlamda), babaya inanılmaz kafa tutuyor. Her konuyla ilgili mutlaka bir fikri var, özellikle rutinler ve ritueller onun için çok önemli, bir de kafasında her daim bir takım planlar kuruyor, bunlar bir şekilde değişirse sapıtabiliyor. Herşeyi kendi yapabilmek istiyor - yapabiliyor da - izin vermezsek bir şekilde o izni alana kadar işin peşini bırakmıyor. Aslında hakkını vereyim, genelde son derece pozitif, ama mesela uykusu olduğunda tam bir fıttırık oluyor. Tüm bunları çözmenin anahtarı ise sabır sabır ve yine sabır oluyor...

Dedim ya, benim şansım Serra'nın büyümesini yaşamış olmam. Neyse ki 2-3-4...çeşitli dönemlerde nelere nasıl tepki verdiğini gayet net hatırlıyorum, o zamanlar nasıl çıldırdığımı (!) birebir yaşıyorum:). Şimdi çıldırıyor muyum...bazen ramak kalıyor, ama artık o kadar çok yaşanmışlık var ki, bir şekilde frenliyorum kendimi. Ama kızdım mı Deniz'in yüzündeki şaşkınlığı ve saygıyı da görüyorum, o da hoşuma gitmiyor değil. Garip garip ruh durumları işte:).

Bu dönemler bir kere yaşanacak, belki kısa belki uzun sürecek, ama iyice kafaya kazımak, içime sindirmek, dibine kadar hissetmek istiyorum. Yazmam da ondan. Bi de hani herkes benzer şeyler yaşıyor(dur), okuyalım rahatlayalım diye...

Öperim,
1anda

24 Aralık 2010 Cuma

İti yaşındayım - itliğin doruğundayım!

Caro Diario,
şu 2 yaş sendromu denen hadiseyle ilgili yazmayan çizmeyen yok. Etrafımdaki tüm arkadaşlar çocuklarının 2 yaş civarında nassıl huy değiştirdiğini anlatıyor, psikolog pedagog isimleri havada uçuşuyordu. Ben de durup izliyordum. Acaba benim komik küçük arkadaşım ne zaman girecekti bu triplere, merakla bekliyordum.

Şimdi - Deniz'in deyimiyle - "iti yaşına" geldik sayılır.

Evde küçük bir adam var artık. İstediğini istemediğini güzelce belirten, başta bi fasıl herşeye "istemiyom ı-ıh" dese de, sırf şımarıklıktan reddediyorsa 5 dk sonra tekrar sunarsan ve seçenek gösterirsen, gıcıklıktan vazgeçip seni makul karşılayan, makul karşılamayıp vızıldadığında ya da sahte çığlığını bastığında "annecim gel bakiim kucağıma" deyip yumulduğum, öpüşüp koklaşıp barıştığımız küçük bir adam. Sendrom mendrom değil de, normal bir büyüme yolculuğu gibi geliyor bana. Yani bilemiyorum, bizler 2 yaşındayken bu "terrible two" kavramı yok muydu, ya da bizim baby boomer annebabalarımız bizi boom edip sonrasında saldım çayıra mevlam kayıra yöntemini mi tercih ediyorlardı...bi onlara sormak lazım. Tabii ki herşey toz pembe değil, bazen benim de 90küsur santimlik bir bıdığın itlikleri karşısında çıldırasım geliyor ama, öyle işte, çocuk bu deyip geçmeye çalışıyorum. (İtlik derken "çocuğuna ne biçim sıfat yakıştırmış" demeyin, o cingöz bakışları gören herkesin yorumu aynı!:)))

İşte böyle Diario'cum, benim 2 yaşından gördüklerim şimdilik bunlar. Daha tam 2 olmadık tabii, önümüzdeki günlerde bütüüün yukarda yazdıklarımı hop diye yiyebilirim de, ama hani anneler ürkmesin, herşey çok da korkanç olmayabilir diye bi yazayım dedim.

Öperim,
1anda