19 Eylül 2011 Pazartesi

Cevap veriyorum: Evet, kesin kampa gidelim!!!


Herşey Ayça'nın kampagidelimmibaba 'daki duyurusuyla başladı.

Ne ben ne de Mert hayatımızda hiç kamp "atmamıştık". Hiç gerçek çadır kurup toplamamıştık. Hiç geceyi uyku tulumunda geçirmemiştik. İlk kez Deniz'le aynı durumdaydık anlayacağınız, bembeyaz bir sayfa vardı önümüzde:). Ve biz bu işe kalkıştık.

Kampa gideceğimizi, geceyi Deniz'le çadırda geçireceğimizi etrafımızdakilerle paylaştığımızda çok farklı yorumlar aldık. Büyük aile çok sevindi mesela - hiç de öyle olacağını tahmin etmezken! Arkadaşlarımızın bir kısmı "aa çok eğlenceliiiii" dedi ama içlerinden de "deli mi ne" diye geçirdi. Bir kısmı bunu açık açık söyledi. Bazı arkadaşlarımızın ise gerçekten tarihleri uymadı, yoksa kesin beraber giderik. Çok da eğlenirdik. Bir kısım arkadaşımız ise tecrübeliydi, "hah siz de biraz öğrenin de, sonrakilere beraber gidelim" dediler.

Kampın hazırlığı kendisinden daha uzun oluyor(muş), en azından belki de ilk kampımız olduğu için biz öyle hissettik!:) Uyku tulumlarının, matların alınması için Mert kalktı teee Karaköy'e gitti. Biz Deniz'le uzun uzun listeler yaptık, kalın kıyafetleri günler öncesinden döktük ortaya. Hazırlıklar yapılırken tutamadı kendini Deniz, evde uyku tulumunun içine atladı, zıpladı...çok heyecanlı, çok hazırdı!

Kamp sabahı erkenden uyandık - bizimki aykırı ya, çıkartmadı pijamasının altını. Kampa gelince çıkartacakmış beyefendi (hakikaten de öyle yaptı:)). Sonra buluşma yerimize gittik. Ve işte orada Deniz gerçekten harika bir işe kalkıştığımızı anladı! Bir sürü arkadaş, bir sürü araba, önceden tek tanıdığı Ayça (onun deyimiyle Ayçe), bi de Erin...ama olsun, herkes yeni arkadaş adayı!  Hemen keşiflere başladı, konvoy yola çıktığında "önümüzde arkamızda kimler var", "Alpay hangi arabada", sorup durdu. Keyifli yolda bize 1500 kere "You give love a bad name" dinletip (dinlemediğimizde de kendisi söyleyip) bi de çok eğlendi:).

Yaylaya vardığımızda o 25 arabadan onlarca çocuk ve annebabalar olarak dağıldık ortalığa ve herşey bir rüya gibi yaşandı...

Kampta olmakla ilgili yazılacak çok şey var, ama biliyorum ki ne kadar yazsam orada yaşadıklarımızı, ruhumuzda, vücudumuzda kalan izleri, damağımızda kalan tadı anlatmaya yeterli olmayacak. Ama şöyle çok özet geçecek olursaaaam....

"Hadi ben çadırın içine saklaniim siz beni bulun"
"Aaayçeeeee, beni ağaca tırmandırsana"
"Ben bi gidiim yalakta yüzümü yıkiim. Bi de bulduğum dalı yıkiim. Bi de babama çiş yaptıım yeri göstericem"
"Hadi ateş başına gidelim, orası sıcacıık:)"
"Lilililililililii burası bizim yuvamıııııız!" (gece çadırın içinde zıp zıp zıplarken)
"Yaşşaasııııın çadırda uyuduk biiiz!" (sabah uyandığında)
"Haadi top oynayalım, anne kahvaltı hazırlasın"
"Çadırı ben topliycam, baba hani Ayçe'ye yardım etmiştim ya, onun gibi yapıcam - öğrendim ben".

Gecenin bir vakti 25 çadırdan gelen çocuk seslerini, ortalıkta deli gibi koşturmayı, misss gibi havayı içimize çekmeyi, arabaya gidip gelirken spor yapmış olmanın rahatlığını (!),  koyunlarla keçileri, bi de onların çoban köpeğini, herşeyi paylaşmayı, o minicik tüpte en güzel çorba ve bulgurları pişirmeyi, ateş başı muhabbetini ve daha bir çok şeyi şimdiden özledik. Bu kadar kalabalık ve neredeyse kimseyi tanımadığımız bir grupla gitmek de arkadaşlarımızla gitmek kadar keyif verdi bize, umarız pek yakında ve gelecekte, hep hep hep yaparız böyle etkinlikleri...

Öperim,
1anda

(Bu arada bizim yüzümüzden fitbol oynayamayan bir grup genç vardı ortalıkta. Bizim kampın yanından yürürken "ooolm, burda otopark mı açılmış", "yok yau, dernek bunlar baksana çadırları var" gibi yorumlarını takiben gece 1:30'da oynadılar fitbollarını. Aralarında bi "memedaliii" vardı, herkes ona bağrıyordu. Bi rivayete göre gece bi de hatim indirmişler! Yani merak edenlere, ayı-sansar-tilki filan yoktu da, bööle abiler vardı. Neyse ki kampımızı ziyaret etmeye kalkışmadılar:))))

3 yorum:

  1. :))))) Son paragrafta kopardın beni, o ana kadar biz dee biz dee diye çığlık atıyordum :))) ama yine de bizdeee :) ne yi ettiniz yaa !

    YanıtlayınSil
  2. süper olmuş aynı duygular içindeyim...mehmetaliiiyle tanışamamak ve hatim indirine iki çift laf edememiş olmak eksik hissettirse de ...

    YanıtlayınSil
  3. Ben fosur fosur uyuyordum ama duyanların bir eşşedüüü çektiğine eminim derinden gelen allaahüüü sesinden sonra :) sabah çok gülmüştüm duyduğumda hala da gülüyorum.. memedaliiii memedaliiii :)) ayı yok dediydik de bu cinslerini unutmuşuz :))) hhaha yazık ama onlara da ya ısınmak için her şeyi yaptılar :P

    YanıtlayınSil